Uzun zamandır bir analiz yapmıyordum. Şimdi hayatı yavaş yavaş düzene soktum ve bu sezonla beraber blog'a geri dönme kararı verdim. Gerçi blog'u aktif kullandığımda pek söylenemez ama neyse.
Akhisar Belediye ve Gençlik Spor Kulübü. Spor Toto Süper Lige yeni çıkmış bir takım. Oyuncularına borcu yok, halkının beklentilerini daha şimdiden karşılamış. İlk 11'inin yaş ortalaması 29.1. Tamamen kadrosunu korumuş, üzerine bütçesini yormadan, kendini sıkmadan transferler yapmış bir takım. Açıkçası öyle iyide bir takım değiller. Ama taktiksel disiplinleri muazzam bir takım. Zaten Hamza Hamzaoğlu yönetimindeki takımda bu taktiksel disiplin ile birlikte Bank Asya 1. Ligde başarılı grafik çizerek Spor Toto Süper Lige geldi. Öncelikle galibiyetlerinden dolayı kendilerini tebrik ederim.
Şimdi de Akhisar Belediye'ye neden yenildiğimizin bir analizini yapmaya çalışalım. Maça başlayan 11'imiz;
Hocanın çıkarabileceği en iyi kadrolardan birisi. Sezgin'in sakatlığı nedeniyle Veysel'in zorunlu olarak sağ beke geçmesi hem Veysel hemde takım için çok kötü oldu. Daha kötü olan ise yönetimin sağ bek transferine Akaminko'dan başka birisine bakmıyor olması. En azından aldığımız izlenim bu. Keza forvet eksikliğinden dolayı ileride Nuhiu'nun alternatifi yok. Yine burayada bir transfer yapılmaması hocanın elini oldukça zayıflatıyor. Aslında Ersun Yanal'ın hazırlık maçlarında denediği sistem günümüz futbolunun en sık kullanılan sistemlerinden bir tanesi. Sezgin'in sakatlığından önce Ersun Hoca'nın kullandığı kadro;
Ersun Hoca Hazırlık maçlarında böyle bir taktik kullandı çoğunlukla. Kafasında ideal olarak belirlediği bu kadroyu hem Batuhan ile yaşadığı sorunlar hem de Sezgin'in sakatlığı sonrası değiştirmek zorunda kaldı. Aslında bu taktik hücumda ve defansta çok farklı varyasyonlara dönüşen bir taktik. Taktik hücumdayken takımın stoperleri dahil bütün bireyleriyle atağa kalkması ve defanstaykende forvetin dahi orta sahaya kadar gelip mücadele etmesi gereken bir taktik. Zorunlu olarak hoca taktiği 4-2-3-1'e çekti. Maçın ilk yarısının son anlarında Oğuz kalesinde devleşmese belkide ilk yarıyı 1-0 önde kapatıp ikinci yarı farkı açacaktık. İlk yarıda takım golü bulamayıncada hoca Burhan - Tello değişikliği yaparak kafasında belirlediği ideal taktiğe geri dönmek istedi. İkinci yarının başında şöyle bir taktik ortaya çıktı;
Bu takıma baktığımız zaman orta üçlüden ve hatta Erkan ve Kamara'yı eklediğimizde orta sahanın tamamından rakip takım hücuma çıktığı zaman defansif olarak görevini yapabilecek tek kişi Hürriyet. Takım ileride top kaptırdığında geriye dönüşlerde inanılmaz zorluk çekildi ve mücadeleci ve diri Akhisar orta sahası rahatlıkla kontra atak yapmaya başladı. İlk yarıda takımın gol şansı daha fazlaydı. İkinci yarıda hatırlayabildiğim tek gol pozisyonu Diego'nun serbest vuruş pozisyonu. Hal böyle olunca Ersun Hoca orta sahadaki direnci artırmak için Tello'yu kanada çekip Mehmet Güven'i orta sahaya alarak daha diri durmak istesede başarılı olamadı. Topla oynama yüzdeleri; %69 , %31. Kaleyi bulan şutlar; 3'e 1, toplam şutlar; 16'ya 5 bizim lehimize. İstatistik kağıdına baktığımızda hoca kafasına kurduğu sistemi sahaya yansıtmış gibi gözüküyor ama maçı izlerken takımda bir durgunluk, bir isteksizlik olduğunu açıkça gördük. Takımda birşeyler eksik. Takımda ruh yok. Hoca'nın oyuncularla iletişim eksikliği konuşuluyor sürekli.
Ersun Yanal'ın en bilinen yönlerinden biriside takımı sezon başına çok diri sokmasıdır. Malesef Akhisar maçında takım çok bitkin gözüküyordu. Takımda sorunlar olduğu söyleniyor. İnsan sormadanda edemiyor. Takım içinde sorun olduğu geçen sezon sonundan itibaren bilinen bir gerçekti. Bu sorunlu takım Eskişehir'de Marsilya'ya sahayı nasıl dar edebildi? Aynı kadro aynı düzen aynı hoca. Değişen hiçbirşey yok. Eğri oturup doğru konuşmak lazım. 3 sezonda 5 hoca değiştirdik. Hep hocalar suçlandı. Ama yönetimin, futbolcuların suçu ne kadar konuşuldu? Eskişehirspor takımı futbolcuları maç seçer oldu. 1 hafta önce tanınırlığı yüksek bir takıma karşı sahada şov yaparken, sonraki hafta tanınırlığı daha düşük takıma karşı sahadan silindi. Hoca'yı yollamak en kolay yollardan birisi. Hatta yönetimin en çok işine gelen yol olduğu kesin. Bizim daha birinci haftadan hocaya cephe almamızı Halil Ünal ellerini ovuşutarak izliyordur kesin. Skibbe'yi takımdan koparmak için geçen sezon Skibbe'yi kötü göstermeye çalışmalarını unutmadık daha. Şimdi Skibbe bu takımda olsaydı bu takım geçen sezonu ilk 4te bitirmişti. Belkide biz bugün Akhisar'a karşı yenilen takım değil Akhisar'a karşı fark atan takım olarak ligin ilk haftasını lider kapatan takımdık. Sırf basiretsiz, kolaycı bu yönetime karşı Ersun Yanal'ı desteklemek geliyor içimden..
Yarında transfer politikası ile ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum. İyi bayramlar, iyi akşamlar...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder